Serra Oruç

KALA, tasarımı doğru anlatılarla buluşturan bir yaratıcı yönlendirme stüdyosudur. Tasarım, kültür ve araştırma arasında köprü kurarak projelerin izleyiciyle açıklık, derinlik ve güçlü bir kültürel bağlam içinde buluşmasını sağlar.

KALA’nın kurucusu Serra Oruç, girişimci bir ailenin dördüncü kuşak temsilcisi olarak halı ve tekstil alanında köklü bir mirası günümüze taşımaktadır. Ailesinin 1950’lerde başlayan halı ticareti, onun tasarım ve dokuma kültürüyle erken yaşta güçlü bir bağ kurmasını sağlamıştır.

Serra Oruç için halı, yalnızca bir tasarım nesnesi değil; tarih, zanaat ve kültürel hafızayı taşıyan yaşayan bir anlatıdır. Bu bakış açısıyla yürüttüğü araştırmalar, Anadolu dokuma geleneklerinin çağdaş tasarım, küratöryel pratikler ve kültürel üretim içerisindeki yerini yeniden düşünmeye odaklanmaktadır. ALIVE Magazine’in eski editörü olarak geleneksel zanaat ile çağdaş sanat arasında köprü kuran Serra Oruç, sanatçılara ve markalara yaratıcı danışmanlık sunarken, halıların yaşayan kültürel anlatılar olarak günümüz tasarım ve sanat dünyasındaki önemini savunmaktadır.

Bugün çalışmalarını araştırmacı, küratör ve yaratıcı danışman kimliklerini bir araya getiren disiplinlerarası bir yaklaşım çerçevesinde sürdürmektedir. KALA aracılığıyla kültürel mirası çağdaş tasarımın diliyle yeniden yorumlayan projeler geliştirir; tasarımcılar, markalar, kurumlar ve kültürel girişimler için anlamlı iş birlikleri ve anlatılar oluşturur.

Danışmanlık

Sanat ile zanaat arasında tarihsel olarak kurulmuş ayrımı sorgularız. Stratejik danışmanlık yaklaşımımızla, malzemeye dayalı üretim pratiklerini çağdaş kültürel sermaye olarak yeniden konumlandırırız.

Zanaatkârlar, kurumlar ve koleksiyonerlerle birlikte çalışarak bedenleşmiş bilginin yeni anlatılarını ve görünürlük alanlarını oluştururuz.

Küratoryal Çalışmalar

Zanaat, çağdaş sanatın dışında konumlanmaz; eleştirel bir çerçeve içinde değerlendirildiğinde çağdaş sanatın bir parçası olarak görünür hâle gelir. Dokuma, oyma, dövme ve kil biçimlendirme gibi pratikler ise endüstriyel hızlanmaya karşı zamanı yavaşlatan sessiz direniş biçimleri olarak öne çıkar. Küratöryel sergiler, bu pratikleri sürdürülebilir kültürel ifadeler olarak öne çıkarırken, zanaatı hem maddi bir araştırma alanı hem de eleştirel bir söylem biçimi olarak konumlandırır.

Topluluk

Zanaat, hafızayı taşıyan bir mecradır. Nostaljik bir unsur olmanın ötesinde, yaşadığımız döneme dair pek çok hikâyeyi içinde barındıran canlı bir süreçtir. Zanaat, zamanda donmuş bir gelenek değildir. Zanaatkârlardan tasarımcılara, galerilerden sanatçılara ve koleksiyonerlerine uzanan bu platform, geleceğin bilgisinin sesi olmayı amaçlar.
Kapat